Enneagram
Logo
ENNEAGRAM EĞİTİM & DANIŞMANLIK

Blog

Blog Yazılarımız

26 OCT 26Büşra Atabeyİnsanın Saklı Cümlesi • Başarı • Değerli Hissetmek • Görülme İhtiyacı

Başardıklarımın Ardında Görünmeyi Bekliyorum

Başarılarımızın ardında hangi ihtiyaçlarımız saklı? Sürekli başarmaya çalışırken görülme, takdir edilme ve değerli hissetme ihtiyacımızı keşfediyoruz.

Başardıklarımın Ardında Görünmeyi Bekliyorum

İnsanın Saklı Cümlesi

Her insanın içinde duyulmayı bekleyen bir cümle vardır.

Bazı insanlar vardır; hayatlarında hep bir sonraki hedefe doğru ilerlerler. Çalışırlar, üretirler, sorumluluk alırlar. Bir işi tamamladıklarında hemen yenisini planlarlar. Başarılarıyla tanınır, gayretleriyle takdir edilirler.

Dışarıdan bakıldığında kendinden emin, güçlü ve ne istediğini bilen insanlardır.

Peki, hiç düşündünüz mü?

Bir insan neden bazen durup başardıklarının tadını çıkarmak yerine, sürekli yeni bir şey başarmak zorunda hisseder?

Belki de mesele yalnızca başarılı olmak değildir.

Bazen insan, başarılarının ardında çok daha derin bir ihtiyacını karşılamaya çalışır:

Görülmek, fark edilmek, değerli hissetmek...

Başarı Bazen Görünmeyen Bir İhtiyacın Dilidir

Çocukluğumuzdan itibaren pek çok davranışımızın karşılığında takdir görürüz.

Güzel bir not aldığımızda, bir yarışmayı kazandığımızda, bir sorumluluğu eksiksiz yerine getirdiğimizde çevremizden güzel sözler duyarız.

Bunlar elbette kıymetlidir. Takdir edilmek insanın gelişimini destekler, gayretini güçlendirir.

Ancak bazen farkında olmadan şöyle bir düşünce gelişebilir:

“Başarılı olduğumda fark ediliyorum. Öyleyse daha fazla başarılı olmalıyım.”

İşte o zaman başarı, insanın yaptığı bir şey olmaktan çıkıp kendisini değerli hissetmesinin şartına dönüşebilir.

Artık yalnızca hedeflerimize ulaşmak için değil, başkalarının gözünde bir yer edinmek için de çabalamaya başlayabiliriz.

Herkes Başardığımı Görüyor, Peki Beni Kim Görüyor?

Bir düşünün...

Çevrenizde sürekli işleri yoluna koyan, sorumluluklarını aksatmayan, hedeflerine ulaşmak için çalışan biri var mı?

Belki o kişi sizsiniz.

İnsanlar sizin ne kadar çalışkan olduğunuzu, neleri başardığınızı, ne kadar güçlü göründüğünüzü anlatıyor olabilir.

Ama belki de kimse size şunu sormuyordur:

“Bütün bunları yaparken sen nasılsın?”

Çünkü bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, yaptıklarının takdir edilmesinden önce kendisinin fark edilmesidir.

Başarısının değil, yorgunluğunun görülmesi...

Güçlü duruşunun değil, içinde taşıdığı kaygının anlaşılması...

Sonuçlarının değil, o sonuçlara ulaşırken verdiği emeğin hissedilmesi...

İnsan yalnızca başardıklarıyla hatırlanmak istemez. Bazen hiçbir şey başarmadığı bir günde de aynı değeri görmek ister.

Durduğumda Değerim Azalır mı?

Başarıya odaklanan insanların en zorlandığı anlardan biri bazen hiçbir şey yapmadıkları zamanlardır.

Dinlenirken bile yapılacak işleri düşünmek, tamamlanan bir hedefin sevincini yaşamadan yenisine yönelmek, başkalarının gerisinde kalma ihtimalinden rahatsız olmak...

Bütün bunların ardında sessiz bir soru bulunabilir:

“Bir şey üretmediğimde de yeterince değerli miyim?”

Oysa insanın değeri, tamamladığı işlerin sayısıyla ölçülemez.

Bir gün çok başarılı olabiliriz. Başka bir gün yorulabilir, hata yapabilir, beklediğimiz sonuca ulaşamayabiliriz.

Bunların hiçbiri insan olarak taşıdığımız değeri azaltmaz.

Çünkü başarı hayatımızın bir parçasıdır, kimliğimizin tamamı değil.

Başarıdan Vazgeçmek Değil, Kendimizi Kaybetmemek

Burada başarıyı küçümsemiyoruz.

Hedefler koymak, çalışmak, üretmek ve gelişmek insan hayatının son derece kıymetli parçalarıdır.

Asıl mesele, bütün bunları hangi ihtiyaçla yaptığımızı fark edebilmektir.

Kendimize şu soruları sorabiliriz:

  • Bir şeyi başardığımda gerçekten mutlu oluyor muyum, yoksa hemen yeni bir hedef mi arıyorum?
  • Kimse fark etmese de aynı gayreti göstermek ister miyim?
  • Başarısız olduğumda yalnızca üzülüyor muyum, yoksa kendimi değersiz mi hissediyorum?
  • İnsanların beni yaptıklarımdan bağımsız olarak tanımasına ne kadar izin veriyorum?

Bu soruların amacı kendimizi yargılamak değil, davranışlarımızın ardındaki ihtiyacı anlamaktır.

Belki de uzun zamandır başarılarımızla görünür olmaya çalışırken, kendi iç dünyamızı görmeyi ihmal ediyoruz.

Son Olarak…

Hayat boyunca pek çok hedefe ulaşabilir, sayısız başarı elde edebiliriz.

İnsanlar bizi alkışlayabilir, takdir edebilir, örnek gösterebilir.

Ama bazen bütün o alkışların arasında insanın kendi sesini duyması gerekir.

“Ben yalnızca başardıklarımdan ibaret değilim.”

Belki bu hafta kendimize verebileceğimiz en güzel hediye, yeni bir hedef belirlemek değil, bugüne kadar yürüdüğümüz yolu fark etmektir.

Ve kendimize şunu hatırlatmaktır:

“Başardıklarımın ardında görünmeyi bekliyorum. Çünkü ben, başardıklarımdan çok daha fazlasıyım.”

Bu Haftanın Saklı Sorusu

“Kimse beni başarılarımla tanımlamasaydı, kendimde hangi özelliklerin görülmesini isterdim?”

Belki de bu sorunun cevabı, uzun zamandır başkalarına göstermeye çalıştığımız ama kendimizin bile yeterince fark etmediği yanlarımızı keşfetmemize yardımcı olacaktır.

Büşra Atabey

Bu Yazıyı Paylaş