Duygu Kataloğunuzda Kaç Sayfa Var?
Duygularımızı gerçekten ne kadar tanıyoruz? Enneagram ışığında duygu farkındalığını, düşünce ve duygu arasındaki farkı keşfedin.

Enneagram Işığında Duygu Farkındalığı
Geçen hafta size bir soru sormuştum:
“Kimsenin sizden güçlü olmanızı beklemediği bir gününüz olsaydı, nasıl yaşamak isterdiniz?”
Peki, cevap bulabildiniz mi? Bulamadıysanız yalnız değilsiniz. Çoğumuz, içimizdekileri anlatacak doğru kelimeleri bulamıyoruz.
Birisi “Nasılsın?” diye sorduğunda çoğumuz “İyiyim”, “Yorgunum” veya “Stresliyim” diye cevap veririz.
Oysa yorgunluğumuzun içinde kırgınlık, stresimizin altında kaygı, sessizliğimizin ardında anlaşılma ihtiyacı olabilir.
Bir kitaplığınız olduğunu düşünün. İçinde yalnızca dört kitap var: mutluluk, üzüntü, öfke ve korku.
Peki, bütün yaşadıklarımız bu dört kitaba sığar mı?
Psikolojide duygusal granülarite olarak adlandırılan kavram, duygularımızı ne kadar ayrıntılı ayırt edebildiğimizle ilgilidir. Araştırmalar, duygularımızı adlandırmanın onlarla kurduğumuz ilişki açısından yararlı olabileceğini gösteriyor.
Bir duygunun adını koymak, kendimizi anlamanın ilk adımıdır.
Duygu mu, Düşünce mi?
“Reddedilmiş hissediyorum.”
“Yetersiz hissediyorum.”
“Kimse beni anlamıyor.”
Bu ifadeler gerçek deneyimlerimizi anlatır. Ancak içlerinde yorumlarımız da bulunabilir. Örneğin “Reddedilmiş hissediyorum” derken aslında üzgün, kırgın veya kaygılı olabiliriz.
“Bu olay hakkında ne düşünüyorum ve gerçekte ne hissediyorum?” gibi cümlelerle iç sesinize kulak verirken aynaya bakın, gözlerinizdeki ışıltı gerçek cevabı size gösterecektir.
Bu şekilde kendini analiz etme çabanız, bakış açınızı değiştirecektir.
Enneagram Bize Ne Söylüyor?
Enneagram eğitimlerinde üzerinde durduğumuz önemli konulardan biri, davranışların ardındaki motivasyonları anlamaktır.
Enneagram yaklaşımında duygu, düşünce ve eylem merkezleri; utanç ve değer görme, korku ve güvenlik, öfke ve sınırlar gibi temalarla ilişkilendirilir.
Hepimiz bu duyguları yaşarız. Ancak onlarla ilişkimiz farklıdır.
Bazı insanlar kırıldığında susar, öfkelendiğinde hemen tepki verir ya da üzüldüğünü fark etmeden kendisini işe verir.
Belki çocukluğumuzda sık duyduğumuz “Ağlama”, “Güçlü ol”, “Abartma” sözlerinin de bunda payı vardır.
Enneagramı insanları etiketlemek için değil, davranışlarının ardındaki insanı anlamak için önemsiyoruz.
Bu Hafta Kendi Duygu Kataloğunuzu Oluşturun
Sizden küçük bir şey denemenizi isteyeceğim.
Bir defter ya da telefondan not sayfası açın ve başlığı “Benim Duygu Kataloğum” olsun.
İlk sayfaya, ihtiyaçlarınız karşılandığında hissettiklerinizi yazın: huzur, sevinç, rahatlama, minnettarlık…
İkinci sayfaya, ihtiyaçlarınız karşılanmadığında yaşadıklarınızı ekleyin: kırgınlık, kaygı, öfke, yalnızlık…
Ardından duygu sandığınız ifadeleri inceleyin. Örneğin “Değersiz hissediyorum” dediğinizde altında hangi duygu olabilir?
Gün içinde yaşadığınız bir olayı şu dört başlıkla not etmeyi deneyin:
Olay → Düşüncem → Duygum → İhtiyacım
Bu çalışmayı bir ödev gibi görmeyin. Kendinize ayırdığınız birkaç dakikalık bir sohbet olsun.
Hayatta pek çok rolümüz var. Anne, baba, eş, çalışan, yönetici, arkadaş…
Herkese yetişmeye çalışırken bazen kendimizi duymayı unutuyoruz. Oysa her zaman güçlü olmak, her sorunu çözmek zorunda değiliz.
Bu hafta kendinize şunu sorun:
“Duygu kataloğumda hangi duygulara yer veriyorum, hangilerinin sayfasını hiç açmıyorum?”
Belki cevap hemen gelmeyecek. Olsun. Bazen kendimizi tanımak, uzun zamandır susturduğumuz bir duyguyu duymakla başlar.
Haftaya yeniden buluşmak dileğiyle…
Kübra Merve MARHAN
Kaynaklar ve İleri Okumalar
- Barrett, L. F. (2017). How Emotions Are Made.
- Lieberman, M. D. ve ark. (2007). Putting Feelings Into Words.
- Riso, D. R. & Hudson, R. (1999). Enneagram Bilgeliği.
- Rosenberg, M. B. (2003). Nonviolent Communication: A Language of Life.
- All The Feelz. The Feeling Wheel


