Enneagram
Logo
ENNEAGRAM EĞİTİM & DANIŞMANLIK

Blog

Blog Yazılarımız

26 OCT 26Kübra Merve MARHANFlourishing • Enneagram • PERMA Modeli • Psikolojik İyi Oluş

Her Şey Yolundayken Neden Bu Kadar Yorgunuz?

Her şey yolundayken neden kendimizi yorgun hissediyoruz? Flourishing, PERMA modeli ve Enneagram ışığında iyi oluşu, ihtiyaçlarımızı ve kendimizi yeniden keşfetmeyi ele alıyoruz.

Her Şey Yolundayken Neden Bu Kadar Yorgunuz?

Flourishing ve Enneagram ışığında kendine dönmek

Geçen hafta size şu soruyu sormuştum:

“Duygu kataloğumda hangi duygulara yer veriyorum, hangilerinin sayfasını hiç açmıyorum?”

Belki bazı duygularımızın adını koyduk. Kırgınlığımızı, kaygımızı, karşılanmamış ihtiyaçlarımızı fark ettik. Peki ya kendimizi tanımaya başladığımız hâlde hâlâ yorgunsak? Ortada belirgin bir sorun yokken bile kendimizi eksik veya zihinsel olarak tükenmiş hissediyorsak?

Yalnızca ne hissettiğimize odaklanırken, nasıl bir hayatın içinde yaşadığımızı görmezden geliyor olabilir miyiz?

Artık duygularımızı anlamanın ötesine geçip, bizi nasıl bir yaşamın beklediğine değil, nasıl bir yaşamın içinde kendimizi gerçekten iyi hissettiğimize bakmanın zamanı gelmiştir.

İşte flourishing kavramı da tam burada anlam kazanıyor.

Flourishing Ne Demek?

İngilizcede flourishing, gelişmek ve potansiyelini hayata yansıtmak anlamlarına gelir. Psikolojide ise yalnızca mutlu olmayı değil, kişinin psikolojik ve sosyal açıdan da iyi oluşunu kapsar.

Psikolog Corey L. M. Keyes, 2002 yılında yayımladığı The Mental Health Continuum: From Languishing to Flourishing in Life başlıklı çalışmasında ruh sağlığını yalnızca hastalıkların yokluğu üzerinden değerlendirmememiz gerektiğini ortaya koyan bir yaklaşım sunar.

Çünkü kötü hissetmemek, her zaman iyi hissetmek anlamına gelmez.

Hayatımızı sürdürüyor, sorumluluklarımızı yerine getiriyor olabiliriz. Peki, kendimizi ne kadar canlı ve anlamlı bir yaşamın içinde hissediyoruz?

İyi oluş dediğimiz şey hayatımızda neleri kapsıyor? Yalnızca mutlu hissetmeyi mi, hedeflerimize ulaşmayı mı, yoksa kendimizi ait hissettiğimiz ilişkiler kurmayı ve yaşamımızda anlam bulmayı da mı?

Pozitif psikolojinin önemli isimlerinden Martin Seligman'ın geliştirdiği PERMA modeli, bu soruyu daha somut biçimde ele almamıza yardımcı oluyor.

Seligman, iyi oluşu tek bir duyguya veya başarıya indirgemek yerine beş temel boyut üzerinden açıklıyor.

PERMA Modelinin Beş Boyutu

  • P | Olumlu Duygular (Positive Emotion): Sevinç, huzur, şükran ve rahatlama gibi duygulara hayatımızda yer açabilmek.

  • E | Bağlılık (Engagement): Bir işe, etkinliğe veya hobiye kendimizi verebilmek; zamanın nasıl geçtiğini unutacak kadar o anın içinde olmak.

  • R | İlişkiler (Relationships): Kendimizi anlaşılmış, desteklenmiş ve başkalarıyla bağlantıda hissedebildiğimiz ilişkiler kurmak.

  • M | Anlam (Meaning): Yaptıklarımızı değerlerimizle ve hayatımızda önem verdiğimiz şeylerle ilişkilendirebilmek.

  • A | Başarı (Accomplishment): Hedeflerimize doğru ilerlemek, çaba göstermek ve başarabildiğimizi hissetmek.

Örneğin gün boyunca işlerimizi tamamlamış olabiliriz. Ancak kendimize, sevdiklerimize veya bize anlam veren uğraşlara hiç zaman ayırmadıysak hayatımızın bazı alanlarını ihmal etmiş olabiliriz.

Mesele yalnızca bizi neyin yorduğunu bulmak değil, hayatımızda bizi neyin beslediğini de fark etmektir.

Enneagram Bize Nasıl Rehberlik Edebilir?

Birçok kez bizi yoran yalnızca hayatın sorumlulukları değil, kendimizden beklediklerimizdir.

Kusursuz olmaya çalışırken hata yapmaktan mı korkuyoruz?

Herkese yetişirken kendi ihtiyaçlarımızı mı erteliyoruz?

Her şeyi kontrol etmeye çalışırken güvende hissetmeye mi ihtiyaç duyuyoruz?

Enneagram, davranışlarımızın ardındaki motivasyonları keşfetmek için kendimize farklı bir pencereden bakmamızı sağlar.

Dokuz mizaç yaklaşımı üzerinden temel motivasyonlarımızı, ihtiyaçlarımızı ve zorlandığımız durumlarda ortaya çıkan eğilimlerimizi inceleyebiliriz.

Mizacımızı tanımak, yalnızca hangi özelliklere sahip olduğumuzu öğrenmek değildir.

Aynı zamanda güçlü yönlerimizi nasıl kullandığımızı, hangi ihtiyaçlarımızı ihmal ettiğimizi ve hangi alışkanlıklarımızı yeniden değerlendirebileceğimizi fark etmektir.

Kendimizi tanımak, neden böyle davrandığımızı anlamanın yanında bundan sonra nasıl davranmayı seçebileceğimizi de keşfetmektir.

Peki, Kendimize Nereden Başlayarak İyi Gelebiliriz?

İlk adım, kendimizi dinlemek ve hayatımızda neye ihtiyaç duyduğumuzu fark ederek, Enneagram yolculuğuna çıkmak olabilir.

Kendinizi daha yakından tanımanıza, güçlü yönlerinizi keşfetmenize ve gelişim alanlarınızı fark etmenize yardımcı olacağına gönülden inanıyorum.

Çünkü kendimizi tanıdıkça, hem kendimizle hem de çevremizle kurduğumuz ilişkilerde daha bilinçli adımlar atabiliriz.

Geçen hafta duygularımızı anlamaya çalıştık. Bu hafta ise biraz da kendimize kulak verelim.

Bir şeyleri yaparken ya da yapmaya başlamadan önce durup kendimizi dinleyelim, kalbimize kulak verelim.

Her şeye yetişmeye, her şeyi en iyi şekilde yapmaya çalışırken kendimize nasıl hissettiğimizi sormayı unutmayalım.

  • Ben ne istiyorum?
  • Neye ihtiyacım var?
  • Bu hayattan ne bekliyorum?

Bu sorulara hayatımızda biraz daha fazla yer açalım.

Kendimize verebileceğimiz en güzel hediye, durup içimize dönmek, gerçekten neye ihtiyacımız olduğunu duymak, zihnimizdeki düşüncelere ve kalbimizdeki duygulara netlik kazandırarak yolumuza devam etmektir.

Bu hafta hepimize şu soruyu bırakıyorum:

“Kendim için neyi ertelemeyi bırakabilirim?”

Belki cevabı hemen bulamayacağız. Bu da çok doğal.

Kaç yaşında olursak olalım, ihtiyaçlarımızı fark etmek ve kendimizi dinlemeyi öğrenmek çok kıymetli.

Çünkü zamanla değişiyor, önceliklerimizi yeniden belirliyor ve hayattan beklentilerimizi yeniden keşfediyoruz.

Kendimizi tanımak, anlamak ve geliştirmek için hiçbir zaman geç değil.

Belki de bu yazıyla karşılaşmanız tesadüf değildir.

Kendinize dönmenin, ihtiyaçlarınızı fark etmenin ve Enneagram ile henüz tanışmadıysanız bu yolculuğa başlamanın; tanıştıysanız kendinizi daha derinlemesine keşfetmenin vakti gelmiştir.

Peki, kendinize yeni bir gözle bakmaya hazır mısınız?

Haftaya yeniden buluşmak dileğiyle…

Kübra Merve MARHAN


Kaynaklar ve İleri Okumalar

  • Keyes, C. L. M. (2002). The Mental Health Continuum: From Languishing to Flourishing in Life. Journal of Health and Social Behavior, 43(2), 207–222.
  • Seligman, M. E. P. (2011). Flourish: A Visionary New Understanding of Happiness and Well-being.
  • Seligman, M. E. P. (2018). PERMA and the building blocks of well-being. The Journal of Positive Psychology, 13(4), 333–335.
  • Sutton, A. (2016). Measuring the Effects of Self-Awareness: Construction of the Self-Awareness Outcomes Questionnaire. Europe's Journal of Psychology, 12(4), 645–658.
  • Riso, D. R. & Hudson, R. (1999). The Wisdom of the Enneagram.
Bu Yazıyı Paylaş