Doğru Olmaya Çalışırken Kendime Haksızlık Ediyorum
İnsan bazen kendisine koyduğu kuralların arasında, kendisine göstermesi gereken anlayışı unutur. Peki doğru olmaya çalışırken kendimize ne kadar adil davranıyoruz?

İNSANIN SAKLI CÜMLESİ
Her insanın içinde duyulmayı bekleyen bir cümle vardır.
Doğru Olmaya Çalışırken Kendime Haksızlık Ediyorum
İnsan bazen kendisine koyduğu kuralların arasında, kendisine göstermesi gereken anlayışı unutur.
Hayatımız boyunca doğru kararlar vermeye, sorumluluklarımızı yerine getirmeye ve hata yapmamaya çalışırız. İyi bir insan, iyi bir ebeveyn, başarılı bir çalışan ya da güvenilir bir dost olmak isteriz. Peki, bütün bunları yapmaya çalışırken kendimize nasıl yaklaşırız?
Başkalarının hatalarını anlayışla karşılayabilen bir insan, söz konusu kendi hatası olduğunda neden aynı anlayışı gösteremez?
Belki de üzerinde düşünmemiz gereken asıl konu budur.
İçimizdeki görünmeyen cetvel
Bazı insanlar için doğru olanı yapmak yalnızca bir tercih değildir. Aynı zamanda içsel bir sorumluluktur.
Yaptıkları işin eksiksiz olmasını, verdikleri sözleri tutmayı ve hayatlarını belirli ilkeler doğrultusunda yaşamayı önemserler. Bu özellikler onların güçlü yanlarıdır. Ancak bazen bu güçlü yanlar, fark edilmeden insanın kendisine yönelttiği ağır beklentilere dönüşebilir.
Bir işi başarıyla tamamlarız ama aklımız hâlâ daha iyi yapabileceğimiz ayrıntılardadır.
Bir gün boyunca onlarca sorumluluğumuzu yerine getiririz ama yapamadığımız tek bir iş zihnimizde egemenlik kurar.
Bir başkasının hatasına iyi hal indirimi uygularken kendi hatamıza yargısız infaz yaparız.
İşte tam da burada kendimize sormamız gereken bir soru vardır:
Doğru olanı yapmaya mı çalışıyorum, yoksa kendime hata yapma hakkı mı tanımıyorum?
Bu iki tutum birbirine benzese de insanın iç dünyasında oldukça farklı sonuçlar doğurabilir.
İçimizde hiç susmayan ses
Hepimizin zaman zaman kendisiyle konuştuğu bir iç sesi vardır.
Bu ses bazen bize yol gösterir, hatalarımızı fark etmemizi sağlar ve daha iyisini yapmamız için bizi ayağa kaldırır. Ancak bazen de hiçbir başarımızı yeterli bulmayan, sürekli eksiklerimizi hatırlatan bir sese dönüşebilir.
"Daha çok dikkat etmeliydin."
"Bunu daha iyi yapabilirdin."
"Nasıl böyle bir hata yaparsın?"
Bu cümleler ilk bakışta sorumluluk bilincinin bir yansıması gibi görünebilir. Oysa sürekli tekrarlandıklarında insanın kendi çabasını görmesinin önünde bir set oluşturabilir.
Burada önemli olan, içimizdeki sesi susturup bastırmak değildir. Onun bizimle nasıl konuştuğunu ve nasıl sustuğunu fark etmektir.
Çünkü insanın kendisine yönelttiği her eleştiri, onu geliştirmek zorunda değildir.
Bazen gelişim, kendimize daha fazla yükler eklemekten değil, kendimizle kurduğumuz ilişkiyi değiştirmekten geçer.
Peki, bu kadar doğru olma ihtiyacı nereden geliyor?
Hiç düşündünüz mü?
Bir insan neden hata yapmaktan bu kadar rahatsız olur? Neden her şeyin mükemmel olmasını ister? Neden başkalarının kolaylıkla geride bırakabildiği küçük bir yanlış, onun zihninde kira vermeden uzun süre yaşamaya devam eder?
Bazen bunun ardında sorumluluk duygusu, bazen yüksek kişisel standartlar, bazen de yanlış yapmanın doğuracağı sonuçlara karşı kaygılar bulunabilir.
İnsanın davranışını anlamak için yalnızca ne yaptığına değil, onu hangi motivasyonla yaptığına da bakmak gerekir. Çünkü düşünce eylemden önce gelir.
Aynı işi titizlikle yapan iki insan düşünelim.
Biri yaptığı işin kalitesinden keyif aldığı için ayrıntılara önem verirken diğeri hata yaptığında kendisini yetersiz hissedeceğinden endişe duyabilir.
Dışarıdan bakıldığında davranışları aynıdır. Ancak iç dünyalarında yaşadıkları motivasyonlar birbirinden farklıdır.
İşte insanı tanımak, en çok da kendini tanımak, görünen davranışın ardındaki bu görünmeyen nedenleri keşfetmekle başlar.
Belki de kendimize söylememiz gereken cümle...
Hayatın her alanında daha iyisini yapmaya çalışabiliriz. Kendimizi geliştirebilir, ilkelerimizi koruyabilir ve sorumluluklarımızı yerine getirebiliriz.
Ancak bütün bunları yaparken kendi benliğimize karşı da sorumluluklarımız olduğunu unutmamalıyız.
Belki de gerçek gelişim, kusursuz bir insan olmaya çalışmaktan çok, eksiklerimizle birlikte gelişebilen bir insan olmayı öğrenmektir.
Ve belki de bugün kendimize söylememiz gereken saklı cümle şudur:
"Doğru olanı yapmaya çalışırken kendime de adil davranmayı seçiyorum."
BU HAFTANIN SAKLI SORUSU
Bir başkasına gösterdiğim anlayışı bugün kendime gösterseydim hayatımda ne değişirdi?
Bu hafta kendinizi eleştirdiğiniz bir durumu fark edin. Aynı durumda sevdiğiniz birine ne söyleyeceğinizi düşünün. Ardından o cümleyi kendinize söylemeyi deneyin.
Büşra Atabey



